RÖPORTAJ

“SPORU ZAYIFLAMAK İÇİN YAPMIYORUM”

Yazar  | 

Merhaba Özlem… Seni haftanın ilk gününde spor salonunda yakaladık. Haftaya hep sporla mı başlarsın?
Evet bu bir rutin benim için. Sabah kahvaltımı yaptıktan sonra mutlaka 2 saat sporumu yaparım. Daha sonra meyve ve sebzelerimi taze alabilmek için market alışverişine giderim. Bu her pazartesi böyledir, yıllardır hiç değişmez.

Çok uzun yıllardır hep göz önündesin ve biz seni bildik bileli hep zayıf ve fit bir vücuda sahipsin. Bunu spora mı borçlusun yoksa genetik yönden şanslı kişilerden misin?
Aslında itiraf etmek gerekirse en büyük etken genetik. Ailemizde kilolu sayısı yok denecek kadar azdır. Çocukluğumda aşırı zayıftım mesela. Hatta bu durumdan çok utanırdım çünkü okul arkadaşlarım ben geçerken tahtaya vurup “tahta geldi” derlerdi. Zayıflıktan kaburgalarım görünmesin diye bikini yerine mayo giymek durumunda kalıyordum. Dolayısıyla genetik yönden şanslıyım diyebilirim. Sporu zayıflamak için yapmıyorum açıkçası, kendimi daha iyi hissetmek ve vücudumun kendini bırakmaması için sıkılaşmak adına yapıyorum.

Peki sporun en çok hangi çeşidini seviyorsun?
Kardiyo ve yürüyüş yapmayı çok seviyorum. Fırsat buldukça açık havada evime yakın yerlerde Beykoz Acarkent civarında ya da sahilde yürümeye çalışıyorum Diğer taraftan Pilates yapıyorum.

Spora haftada kaç gününü ayırabiliyorsun?
Haftada en az iki en fazla dört kez yapmaya çalışıyorum. Sadece yazın ara veriyorum. Çünkü yazları Bodrum’da oluyorum ve bulunduğum yer şehre biraz uzak. Dolayısıyla spor salonuna gitmek çok zor oluyor. Ama telafi etmek için bol bol yüzüyorum ve İstanbul’a döner dönmez kendimi spor salonuna atıp kaldığım yerden sporuma devam ediyorum.

 

“ÇİKOLATAYA BAYILIYORUM”

Genelde zayıf kişilerin çok az yemek yediği düşünülür? Özlem Yıldız neler yer, neleri ağzına hiç sürmez? 
Elimden geldiğince sağlıklı beslenmeye gayret gösteriyorum. Pilav, makarna, börek veya şerbetli tatlılar tercih ettiğim şeyler değildir. Pilavı senede bir kere ya yerim ya yemem. Makarnayı da çok nadir yerim mesela. Güne başlarken mutlaka kahvaltımı yaparım. Ekmeği sevmediğim için tüketmiyorum. Kahvaltım hep aynıdır; omlet, domates, salatalık, beyaz peynir ve açık çay.

Arada kaçamakların oluyor mu peki? 
Olmaz mı (gülüyor)… Mesela patates kızartmasına pek karşı koyabildiğimi söyleyemeyeceğim. Bir iki tane ile başlayıp illaki tabağın sonunu görüyorum. Zararlı olduğunu bilsem de ona dayanamıyorum. Tatlı olarak da çikolataya bayılıyorum.

Peki bunları yedikten sonra telafisini yapıyor musun? 
Kesinlikle yapıyorum. Mesela ertesi günü mutlaka salata veya sebze gibi hafif şeylerle geçiştiriyorum ve spora gidiyorum. O yüzden neden o patates kızartmasını yedim diye asla pişmanlık duymam. O an istediğim için yemişimdir sonra 2-3 gün dikkat ederek durumu telafi etmişimdir.

Tek kilolu olduğun dönem hamilelik dönemiydi sanırım?
Evet hamileliğimde 8 kg aldım. Aslında 11-12 kilo ile bitiririm diye tahmin ediyordum ama Demir 7 aylıkken dünyaya geldiği için 8 kiloyla kapattım hamileliğimi. Sezeryanla doğum yapmış olmama rağmen 3 haftada tüm kilolarım gitmişti. Hatta çok enteresan bir şey; hastaneden çıkarken 36 beden jean pantolonumu giyip öyle çıkmıştım hastaneden. Aynısı annemde de olmuş. Biz de bu durum biraz genetik sanırım.

Spor yaptığın günlerde nasıl besleniyorsun?
Spordan sonra sevmiyor olmama rağmen et yemeye çalışıyorum. Çünkü B12 eksikliğim var. Dolayısıyla eti alışkanlık hale getirmek istiyorum. Ama aslında et yerine balığı ya da tavuğu daha çok seviyorum.

“BANA GELEN AÇ KALMAZ” 

Peki, Özlem Yıldız evinde mutfağa girip yemek yapar mı? 
Yaparım evet. Özellikle son zamanlarda Demir’de şunu fark ettim; benim yaptığım yemekleri daha bir iştahlı yiyor. Evdeki yardımcıya “sen dokunma yemekleri annem yapsın” demeye başladı. Şu anda bu konuda böyle bir takıntısı var. Bunun dışında Demir’e mozaik pasta hazırlamayı ve ona balık yapmayı çok seviyorum. Bir de misafirim geleceği zaman mutfağa girer; çorbamı, yemeğimi, zeytinyağlılara hatta böreğe kadar kendi ellerimle hazırlarım. Yani bana gelen asla aç kalmaz (gülüyor).

Sağlığına ve vücuduna bu kadar dikkat eden bir anne olarak çocuğunu marketlerdeki paketli ürünlerden nasıl uzak tutabiliyorsun? 
Bir ara cipse merak sarmıştı ama ben ona zararlarından bahsedince soğudu ve bıraktı. Artık yemiyor. Ben onun yerine evde patatesi halka halka doğrayıp biraz zeytinyağı ve paprika ile karıştırıp fırında kendim pişiriyorum. Yani cipse göre daha sağlıklı bir hale getiriyorum.

Son yıllarda zayıf kadınlar biraz eleştiriliyor. Yani algı biraz değişti gibi. Sen bu konuda ne düşünüyorsun?
Her zayıf kadın güzeldir diye bir algı var aslında ama bence bu pek doğru değil. Önemli olan sağlıklı olduğumuz kiloda olmak ve aynaya baktığımızda kendimizi iyi ve güzel hissetmek. Benim çocukluğumdan beri zayıflık takıntım vardır. Biri benim saçımı veya kıyafetimi eleştirse umurumda olmaz. Ama “sen biraz kilo mu aldın sanki?“ denildiğinde hem o kişiden buz gibi soğurum hem de hayata küserim (gülüyor).

 

 

“UYKUMU ALMAZSAM ÇEKİLMEZ OLUYORUM”

“Güzel kadın kendine bakan kadındır” sözünden yola çıkacak olursak biraz da uyguladığın bakımlardan bahsedelim mi? Ne gibi bakımlar uyguluyorsun mesela?
Haftada bir cilt ve saç bakımım var. Spor gibi onları da hiç atlamadan düzenli olarak yaptırırım. Cildime iyi bakmaya çalışıyorum. Gece geç bile gelsem, yorgun da olsam cildini iyice temizlemeden asla uyumuyorum. Evde yaptığım maskeler yok. Sadece cildim için nem takviyesi yapıyorum. Ayrıca gül suyu ile cildimi temizlemeyi seviyorum. Eğer o gün çekim yaptıysam ve yüzümde fondöten varsa gülsuyu yerine tonik kullanıyorum.

Sağlıklı yaşamın en önemli konularından biri de uyku? Günde en az 8 saat uyuyabiliyor musun? 
Uyku benim için çok önemli… Eğer uykumu almazsam ertesi gün yüzüm hiç gülmez ve çekilmez biri olurum. Okul zamanı Demir için sabah saat 7’de kalkıyorum dolayısıyla akşamları da çok geç saatlere kalmıyorum. En geç 23:00-24:00 gibi uyumuş oluyorum. Demir yattıktan sonra sevdiğim bir dizi izlemek istesem de onun yanında uyuyakaldığım için genelde dizileri kaçırıyorum. Sabah 7’de kalkıp Demir’i servise bindirdikten sonra mutlaka 1-2 saat daha uyuyorum aksi halde o gün beni biraz zorluyor.

Tüm bunlar olurken iş hayatın nasıl gidiyor? Yeni projelerin var mı? 
Şu sıralar ATV’de iş dünyası ile ilgili bir program sunuyorum. Diğer taraftan hafta içi her gün yayınlanacak olan bir kuşak programı için görüşmelerim devam ediyor. İş iyice netleşince açıklayacağım inşallah. Onun dışında etkinlik ve organizasyonlarda sunuculuk yapmaya devam ediyorum ve Türkiye genelinde geziyorum. Dolayısıyla koşturmaca devam ediyor.  İşimi çok severek yapıyorum. Bugün bana bir daha ne iş yapmak istersin deseler yine kendi mesleğimi söylerim. Sevdiğim işi yapıyorum ve bundan dolayı çok mutluyum.

Son olarak; yataktan hiç çıkmak istemediğin günlerde, spora gitmek için kendini nasıl motive ediyorsun? Okuyucularımızla bunu paylaşır mısın? 
Havanın çok soğuk ve karanlık olduğu günlerde yataktan çıkmaya üşendiğim zamanlar oluyor tabi… Ama kalkıp spor yaparsam bende yaratacağı olumlu etkiyi düşününce, güne bir merhaba demek adına yorganı üzerimden fırlatıp evden çıkıyorum ve spora gidiyorum. Beni mutlu edeceğini bildiğim için mutlaka spora vakit ayırıyorum. Üşenen ve evden çıkmak istemeyen herkese mutlaka bunu tavsiye ediyorum.

Tek kilolu olduğun dönem hamilelik dönemiydi sanırım?
Evet hamileliğimde 8 kg aldım. Aslında 11-12 kilo ile bitiririm diye tahmin ediyordum ama Demir 7 aylıkken dünyaya geldiği için 8 kiloyla kapattım hamileliğimi. Sezeryanla doğum yapmış olmama rağmen 3 haftada tüm kilolarım gitmişti. Hatta çok enteresan bir şey; hastaneden çıkarken 36 beden jean pantolonumu giyip öyle çıkmıştım hastaneden. Aynısı annemde de olmuş. Biz de bu durum biraz genetik sanırım.

Sağlığına ve vücuduna bu kadar dikkat eden bir anne olarak çocuğunu marketlerdeki paketli ürünlerden nasıl uzak tutabiliyorsun? 
Bir ara cipse merak sarmıştı ama ben ona zararlarından bahsedince soğudu ve bıraktı. Artık yemiyor. Ben onun yerine evde patatesi halka halka doğrayıp biraz zeytinyağı ve paprika ile karıştırıp fırında kendim pişiriyorum. Yani cipse göre daha sağlıklı bir hale getiriyorum.

Bir önceki yazımız olan Hazal Kaya :“Sansasyonel biri olmadan da işimi yapabiliyorum.”  başlıklı makalemizde beyond24 İstanbul, film endüstrisinde kadın olmak ve hazal kaya hakkında bilgiler verilmektedir.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir