RÖPORTAJ

Emel Bilenoğlu : “25 SENEDİR AYNI DÜZENLE YÖNETİLİYORSUNUZ. SIKILMADINIZ MI?”

Yazar  | 

“25 SENEDİR AYNI DÜZENLE YÖNETİLİYORSUNUZ. SIKILMADINIZ MI?”

31 Mart yerel seçimlerinde CHP, Eyüpsultan Belediye Başkan adayı olarak Emel Bilenoğlu ismini açıkladı. CHP’nin İstanbul’da gösterdiği tek kadın aday olan Emel Bilenoğlu’yla Eyüpsultan ve Göktürk’ün sorunlarını konuştuk. Seçilmesi halinde hayata geçirmeyi düşündüğü projelerini mercek altına aldık.

Röportaj :Sim Yener

Foto : Oğuzhan Fidan

Mekan: Salash Gurme

Öncelikle hayırlı olsun Emel Hanım. Bir kadın olarak, Eyüp’te kadın aday gösterilmesine çok sevindim. Bu adayın mahallemizden, yaşadığımız yer olan Göktürk’ten çıkması bizi daha da mutlu etti. CHP’nin İstanbul ilçelerinde gösterdiği tek kadın adayısınız. Bu nasıl oldu?

Bu partimizin verdiği bir karar, bu durumda benim söyleyecek bir şeyim yok. Ama  gönül isterdi ki  keşke birçok ilçemizde kadın aday olsaydı ve siyasetin bu sert gidişatı biraz daha kadın lisanına  dönseydi. Çok daha iyi olurdu.

Başkan adaylığını bekliyor muydunuz?

Evet.

Politikada böyle bir kariyer planlamış mıydınız?

Son dört senedir evet.

Hangi özellikleriniz sizi Eyüpsultan başkan adayı yaptı?

Öncelikle uzun zamandır inceliyorum. Biraz arz talep gibi oldu. Eyüpsultan’ın 25 senedir herhangi bir kadın belediye başkanı olmamış, hatta aday bile olmamış. Dolayısıyla bu siyasi süreçte; insanların kadın duygularıyla, annelik duygularıyla, kadının ciddi anlamda yöneticilik kabiliyetleri ile tanışması gerektiği konusunda düşündük arkadaşlarla. Zira baya uzun zamandır burası önemli bir ilçe olmasına rağmen,köy gibi yönetiliyor.

“KAPI KAPI DOLAŞACAĞIZ”

Kadınların politikadaki avantaj ve dezavantajları konusunda neler söylersiniz?

Olaya çok farklı bakıyorum aslında. Normal koşul ve şartlar altında olaya kadın siyasetçiler, erkek siyasetçiler diye bakılmaması gerekir. Tam aksine iyi yöneticiler, daha iyi yöneticiler, çok iyi yöneticiler diye bakılması gerekir.

Kamuoyu yoklamalarında son durum nedir?

Çok iyi… Şu anda 2 puan yukarıda gözüküyoruz. Kapı kapıdolaşacağız, kapı kapı gönül alacağız. Bu konuda ekibimiz deçok iyi, sağ olsunlar. Sokaklardayız…

Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları mezunusunuz. Bu yönünüzle sahayı gezerken Eyüp’ü ve Göktürk’ü nasıl buluyorsunuz?

Eyüp çok farklı, özellikle bitirdiğim bölümle alakalı çok objevar. Özellikle türbe ve çevresi… Çok kadim bir ilçe zaten Eyüpsultan… Onun dışında gezip gözlemlediğimiz yerler, su kemerleri… Bunlar benim bitirdiğim bölümle çok alakalı şeyler. Tarihi bir hamam var Eyüp’te, 12 senedir açılamamış, hâlâ tadilatta. Onu bir an önce hayata kavuşturmak istiyoruz. Şunun mücadelesini vermek istiyorum: Belediyeye ait birçok bina; farklı vakıflara 29 yıllığına, 49 yıllığına kiralanıyor. Bu kurumlara müdahale edip tekrardan belediyenin çıkarları içinçalışmalar yapmak istiyorum.

 

“BU KADAR BORCA KARŞILIK GELECEK HİZMET YOK”

Bütçesine hakim misiniz yada borcuna?

Evet muhtelif söylentiler var. Kimisi 387 milyon diyor, kimisi 550 milyon diyor. Tabi belediyeyi aldığımızda bütün detayları ile inceleyeceğiz. Bu kadar borca karşılık gelecek hizmetler nerede diye bir bakmak lazım.

İlk 100 gün meşhurdur biliyorsunuz politikada. İlk 100 günde neler yapacaksınız?

Hayatı ucuzlatmak için; Eyüpsultan’da yaşayan Samsunlular,Kastamonulular, Rizeliler, göçmenler gibi muhtelif birliktelikleri oluşturan insanların, kendi oturdukları bölgelerde doğal tarım yapmaları için teşvikte bulunacağız. Birinci elden; kendi yaşadıkları illerden, oradaki akrabalarıyla bizim bağ kurmamızı sağlayacaklar. Biz burada, soğuk hava depolarımızda oradan gelen ürünleri birinci elden halkımıza ulaştıracağız.

Bunun yanı sıra; ilk 100 günde sağlık problemlerini çözmek için çok hızlıca bir müdahale bulunmak istiyorum. Özellikle bu bölgede bir sağlık kuruluşu yapılana kadar, buradaki insanları ölüme terk edemezsiniz.

Göktürkün sorunları nedir? Bunlarla ilgili çözüm önerileriniz neler?

Göktürk’te trafik başladı biliyorsunuz, bunun bir şekilde önüne geçilmesi lazım. Çok daha önemli sorunlardan birisi de bizim sokak hayvanlarımızla ilgili sorun. Hem insanlarının bir kısmının rahatsız olduğu, hem hayvan severlerin rahatsız olduğu; açık söyleyeyim, benim iki taraftan da rahatsız olduğum bir durum var. Hiçbir canlının zarar görmesini istemem, otobanda hayvanların arabalar tarafından ezilmiş hallerini görmek inan beni çok üzüyor. Bunun için hayvan severlerle beraber bir çözüm bulmak istiyorum. Onların istediği gibi; hayvanlara da zarar vermeden, insanları rahatsız etmeden onların daha sevgi dolu bir aileleri olsun istiyorum.

Sahiplendirmeyi daha özendireceksiniz…

Evet, çok istiyorum. Bir sokak hayvanını sahiplenmeniz çok önemli bir şey. Cins bir hayvan olmasına gerek yok.Göktürk’ün başka sorunları da var. Gün geçtikçe yeşili az bir mahalle haline geldik.

Üstelik biliyorsunuz top sahamız satıldı. Bunun için de bir mücadele vermek istiyorum çünkü biliyorum 1000 civarında çocuğumuz orada spor yapıyor. Ve sadece futbol değil, diğer sporlarında içinde barındırılması lazım.

Kadınlar için bir projeniz var mı?

En çok istediğimiz kadınların sosyalleşebilmesini sağlamak. Kadın, çocuk bakıyorsa sosyalleşemiyor ya da yaşlı bakıyorsa sosyalleşemiyor. Ya da iş hayatında bir geliri yoksa sosyalleşemiyor. Bunları tek tek çözeceğiz. Şunun sözünü veriyoruz: Özellikle büyük mahallelerimize muhakkak bir belediye kreşi açacağız. Modern donanımlarla donatılmış,insanların istediği saatte cep telefonlarından çocuklarını gözlemlediği güzel kreşler açacağız. Evde sağlık hizmetlerini yapacağız.

p

“HUZUR, MUTLULUK VE TEMİZLİK VADEDİYORUM”

Elinizde sihirli bir değnek olsa neleri değiştirmek isterdiniz?

Her şeyi… Mesela bu gri görüntüyü yemyeşil bir hale getirmek isterim.

Tasarımcısınız, bu konuyla ilgili bir proje olabilir mi? Mesleğinizle paralel projeler düşünüyor musunuz?

Düşünüyorum. Uzun yıllar tekstil sektöründe çalıştım,Türkiye’nin en büyük firmaları ile iş ortaklığı yaptım. Bu fuar merkezlerini işte bunlar için kuruyoruz. Özellikle bizim çok ünlü modacılarımız var. Dünya devi ev tekstili firmalarımız var. İşte bunların daha rahat çalışabilmesi için çalışmalar yapacağız. Fuar merkezimizden şehir turları yapacağız. Eyüpsultan’ın önemli yerlerini muhakkak gezdirip öyle göndereceğiz.

Göktürkün bir de okul sorunu var biliyorsunuz. Onunla ilgili bir çalışmanız var mı?

Kemerburgaz’da çok güzel bir okul sahası var. Bu sorunubüyük ölçüde çözeceğine inanıyoruz. Bazı bölgelerimizde yeni bir hayat merkezi kurmak istiyoruz.

Parklarda uyuşturucu kullanılıyor, çok şikayet var. Bunun hakkında ne düşünüyorsunuz?

28 mahallenin neredeyse tamamında uyuşturucu problemi var.Ve bu maalesef ki sırf Eyüp değil, İstanbul’un kanayan yarası… Beylikdüzü’nde de böyle bir sorun vardı, çözüldü.  Orada bu problemin merkezi olan binayı güvenlik güçlerinin de yardımıyla tamamen boşaltıp, bakım yaptırdılar. Üst katına 40 sınıf açıp; farklı farklı öğrencileri ders sonrası etüde alabilecekleri, kadınların oralarda etkinlik yapabilecekleri bir ortam oluşturuldu. Böylece o bölgeyi tamamen uyuşturucudan temizlediler. Biz de  bununla ilgili projeler düşünüyoruz. Bir kere uyuşturucuya başlamış kişilerin, rehabilite edilmesi konusunda ciddi çalışmalarımız var.

Yine belediye sorunlarından birisi çocuk parkı ve yeşil alanın yetersizliği… Bununla ilgili bir çalışmanız var mı?

Var. Bizim Eyüpsultan Belediyesi’ne ait çok az parkımız var, geneli Büyükşehir Belediyesi’ne ait ve standart parklar bunlar. Bizim projemiz, Büyükşehir Belediyesi’ni aldığımız zaman;orayla burayı birleştirip, her mahallemizde çocuk gelişimine uygun ve plastik olmayan parklar yapmak. Yeni nesil parklarda, ağaç ve çelik kullanmayı düşünüyoruz.

Göktürkün sokakları ve parkları yeterince temizlenmiyor. Siz ne düşünüyorsunuz?

Biz nasıl evimizi ter temiz tutuyorsak, bir kadın belediye başkanı olarak ben de ilçemizi ter temiz tutacağım.

Ekonomik durgunluk için bir çözüm öneriniz var mı? Şu an esnafın en büyük şikayeti bu

Şimdi aynı problemin bin beteri Eyüpsultan’ın merkezinde var. Yine burada gece uzun sürüyor, Eyüp’te 19:30 dediğinde dükkanlar kapanıyor.

Göktürk halkı sizi hangi özelliğiniz için seçsin?

Biz bu soruyu sahada da çok duyuyoruz. Her şeyi bir kenara koyun, 25 senedir alışagelmiş bir düzen ile yönetiliyorsunuz. Sıkılmadınız mı? Bu ayrılıklar sizi yormadı mı? Bu stresli hayattan yorulmadınız mı?

Huzur mu vadediyorsunuz?

Huzur, mutluluk, temizlik, disiplin; insanların hizmete daha kolay ulaşabilmesi için daha şeffaf bir belediyecilik… Bir sürü şey öneriyoruz, bence halkımız bunu denemeli…

 

“AİLEME ÇOK BAĞLIYIM”

Özel hayatında Emel Bilenoğlu nasıl biridir? Hırslı mıdır?

Hırslı birisi değilim ama başarı odaklıyım… Hırs insana bazen zarar da verebiliyor.

Çocuklarınızla ilişkiniz nasıldır? Sizin izinizden gitmelerini ister misiniz?

Çocuklarım bir kere tamamen sporla uğraşıyorlar. Birisi basketbolcu, diğeri tenisle ilgileniyor. Onlara şöyle bir özgürlük sağladım: İstedikleri yoldan gitsinler ama ne iş yaparlarsa yapsınlar, yaptıkları işin en iyisini yapsınlar.

Evdeki Emel Bilenoğlu nasıl?

Gün sabah 6’da başlıyor. Öncelikle çocuklarımın muhakkak evden kahvaltı yaparak gitmelerini sağlıyorum. Sosyal mecralarda çok bulunmamaya çalışıyoruz ailece. Kitap okumaya özen gösteriyoruz.

Gelecek için planlarınız nelerdir?

Ben belediyeyi aldıktan sonra ve sosyal, katılımcı, halkçı belediye anlayışı ile yönetildiğine inandıktan sonra; geri kalan vaktimi eşim ve ailemle geçirmek istiyorum.

Çok fit duruyorsunuz, spor sayesinde mi?

Siyasete girişmeden önce çok spor yapıyordum ama şu an yapamıyorum. Yediklerime, içtiklerime dikkat ediyorum.

Hangi sanat ve sanatçıyı beğeniyorsunuz?

Yürekten yapılan her sanatı…

En son gittiğiniz film?

Aile Arası…

Tiyatro ile aranız nasıl?

En son Yedi Kocalı Hürmüz’e gittim.

Yurt dışında beğendiğiniz üç belde ya da şehir?

Fransa Alsas, Almanya Berlin, Londra…

Hangi mutfak? En sevdiğiniz yemek?

Boşnak mutfağı… Çok iştahlı biriyim, ne olsa yerim.

Peki en çok mutlu olduğunuz 3 şey?

Ailemle birlikte olduğum zaman çok mutlu oluyorum. Çok özlemle beklediğim birine kavuştuğum zaman çok mutlu oluyorum.

En çok mutsuz eden 3 şey?

İnsanların birbiriyle olan diyaloglarında gergin olmaları…

Kendinizi 3 kelime ile tanımlasanız, nasıl tanımlardınız?

Kendiyle barışık, ailesine bağlı, ülkesine hizmet etmek isteyen birisi olarak tanımlayabil

Bir önceki yazımız olan INTOWN DERGİSİ’NİN HABERCİLİK BAŞARISI: ŞENOL GÜNEŞ ÖZEL RÖPORTAJI başlıklı makalemizde beşiktaş, intown ve milli takım hakkında bilgiler verilmektedir.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir